Unabomber: Bombayla Yazılan Manifesto
Harvard mezunu bir matematikçi 17 yıl boyunca posta yoluyla bomba gönderdi, sonra teknolojiye karşı yazdığı manifestoyu gazetede yayımlattı. Onu yakalatan da o manifesto oldu.

Eylül 1995’te Washington Post okurları gazetenin içinde alışılmadık bir ek buldu: yaklaşık 35 bin kelimelik, imzasız bir metin. Başlığı “Sanayi Toplumu ve Geleceği”ydi. Metnin yazarı, 17 yıldır Amerika’nın en çok aranan adamlarından biriydi. Gazete metni kendi isteğiyle basmamıştı. Yazar, manifestosu büyük bir gazetede yayımlanırsa bombalamayı bırakacağını söylemişti. FBI’ın dosyasındaki adıyla: Unabomber.
Bu yazıda 7 bölüm
- 17yıl
- İlk bombadan sonuncusuna
- 16bomba
- Postayla ya da elden bırakıldı
- 3ölü
- 1985, 1994 ve 1995’te
- 20+yaralı
- Bazıları ömür boyu sakat kaldı
Harvard’dan ormana
Theodore “Ted” Kaczynski 1942’de Chicago’da doğdu. Zekâ testinde 167 puan alınca bir sınıf atlatıldı, sonra bir sınıf daha atlayıp liseyi 15 yaşında bitirdi ve Harvard’a burslu olarak 16 yaşında girdi. İkinci yılında psikolog Henry Murray’in yürüttüğü bir araştırmaya katıldı: Öğrenciler inançlarını anlatan yazılar yazıyor, ardından bu yazılar kullanılarak sert ve kişisel saldırılara maruz kalıyordu. Avukatları yıllar sonra bu deneyimi onun zihin kontrolüne duyduğu düşmanlıkla ilişkilendirdi; Kaczynski ise deneyin hayatının seyrini önemli ölçüde etkilemediğini söyledi. Michigan Üniversitesi’nde matematik doktorasını 1967’de tamamladı, aynı yıl Berkeley’de öğretim üyesi oldu. Parlak bir akademik kariyerin başındaydı.
İki yıl sonra, 1969’da, istifa etti. 1971’de Montana’da, Lincoln kasabası yakınlarında elektriği ve suyu olmayan küçük bir kulübeye yerleşti.
Kulübeyi kendisi yapmıştı: yaklaşık 3×4 metrelik tek bir oda. Isınmak ve yemek pişirmek için odun sobası, aydınlanmak için mum kullanıyordu. Suyunu yakındaki dereden alıyor, kışın kar eritiyordu. Sebze bahçesi ekiyor, yiyeceğinin bir kısmını doğadan topluyordu. Ara sıra geçici işlerde çalışıyor, ailesinden de maddi destek alıyordu. Kasabaya eski bir bisikletle iniyor, kütüphanede klasikleri özgün dillerinde okuyordu. Çevresindeki ormanın yollarla, kesimlerle ve yeni yapılarla değişmesi öfkesini giderek büyüttü.

On yedi yıllık korku
İlk bomba 1978’de Chicago’da patladı, bir kampüs polisi hafif yaralandı. Ertesi yıl bir başka bomba, American Airlines’ın bir yolcu uçağının kargo bölümünde duman çıkardı ve uçak acil iniş yaptı. İlk hedeflerin üniversiteler ve havayolları olması soruşturmanın adını belirledi: UNABOM, yani “üniversite ve havayolu bombalamaları”. Basın bu adı “Unabomber”a çevirdi.
Sonraki yıllarda bombalar bilgisayar mağazalarına, bilim insanlarına ve şirket yöneticilerine gitti. Üç kişi hayatını kaybetti: 1985’te Sacramento’da bilgisayar mağazası sahibi Hugh Scrutton, 1994’te New Jersey’de reklamcı Thomas Mosser ve 1995’te yine Sacramento’da orman sanayicileri derneğinin başkanı Gilbert Murray. Yaralananlardan biri Yale’de bilgisayar bilimci David Gelernter’dı. 1993’teki saldırıda ağır yaralandı: Sağ elinin dört parmağını yitirip o elini kullanamaz oldu, sağ gözü de kalıcı hasar gördü.
Bombacı neredeyse hiç iz bırakmıyordu. FBI, posta müfettişleri ve başka kurumlardan oluşan, sayısı 150’yi aşan bir ekip yıllarca onu aradı. Dava, ABD tarihinin en uzun ve en pahalı insan avlarından biri olarak kayda geçti.
- 1958Harvard16 yaşında üniversitede
- 1967BerkeleyDoktora ve öğretim üyeliği
- 1969İstifaAkademiyi bırakır
- 1971MontanaElektriksiz bir kulübe
- 1978İlk bomba17 yıllık dizinin başı
- 1995ManifestoWashington Post’ta yayımlanır
- 1996TutuklamaKulübesinde yakalanır
- 2023ÖlümCezaevinde, 81 yaşında
Manifesto
1995’te Unabomber gazetelere ve FBI’a mektuplar gönderdi. Manifestosu büyük bir gazetede yayımlanırsa “terörden vazgeçeceğini” yazıyordu.
Metnin ana iddiası şuydu: Sanayi Devrimi ve ardından gelen teknolojik sistem insanlık için bir felaketti. Ona göre teknoloji, insanları makinelere ve büyük örgütlere uymaya zorluyor, kendi hayatları üzerindeki denetimi ellerinden alıyordu. Sistemin düzeltilemeyeceğini, ancak yıkılabileceğini savunuyordu.
Metni yayımlamak kolay bir karar değildi, çünkü bir katilin isteğine boyun eğmek gibi görünüyordu. FBI Direktörü Louis Freeh ile Başsavcı Janet Reno sonunda yayımlanmasını destekledi. Umut, birinin yazı üslubunu tanımasıydı. Washington Post metni 19 Eylül 1995’te yayımladı.
Onu yakalatan manifesto
Umut boşa çıkmadı. Ted’in kardeşi David Kaczynski’nin eşi Linda Patrik, metindeki fikirleri ve dili tanıdık buldu ve eşini metni okumaya ikna etti. David başta inanmak istemedi, ama ağabeyinin eski mektuplarıyla karşılaştırınca benzerlikleri görmezden gelemedi. Aile FBI’a haber verdi.
On yedi yıldır somut bir iz bulamayan soruşturma için bu ilk gerçek ipucuydu. Ajanlar 3 Nisan 1996’da Montana’daki kulübeye girdi ve Ted Kaczynski’yi tutukladı. Kulübede bomba malzemeleri, günlükler ve manifestonun taslakları bulundu.
- TalepYayımlanırsa bombalamayı bırakacağını yazar (1995)
- YayınWashington Post manifestoyu basar (19 Eylül 1995)
- TanımaKardeşi ve eşi üslubu tanır, FBI’a haber verir
- TutuklamaMontana’daki kulübesinde yakalanır (3 Nisan 1996)
Hikâyenin en çarpıcı yanı burada: 17 yıl boyunca neredeyse hiç iz bırakmayan Unabomber’ı sonunda kendi kelimeleri ele verdi.
Mahkeme ve son
Kaczynski 1998’de idam cezasından kurtulmak için bütün suçlamaları kabul etti. Mahkeme ona şartlı tahliye imkânı olmayan, art arda birden çok ömür boyu hapis cezası verdi. Hayatının geri kalanını federal cezaevlerinde geçirdi ve 10 Haziran 2023’te, 81 yaşında, cezaevinde öldü.
Neden hâlâ konuşuluyor?
Manifesto bugün de okunuyor ve tartışılıyor. Teknolojiye bağımlılık, gözetim, insanın kendi hayatı üzerindeki denetimi kaybetmesi gibi kaygılar yapay zekâ çağında daha da sık dile getiriliyor. İnternette zaman zaman “aslında haklıydı” diyen paylaşımlara bile rastlanıyor.
Burada iki şeyi ayırmak gerekiyor. Teknolojinin insan üzerindeki etkisini sorgulamak meşru ve değerli bir uğraş. Bu soruları Kaczynski’den önce de sonra da pek çok düşünür, şiddete hiç başvurmadan sordu. Kaczynski ise fikrini tartışmaya açmak yerine masum insanları öldürdü. Bombalar fikirlerini daha doğru yapmadı. Yalnızca üç insanın hayatını aldı ve yirmiden fazla insanı yaraladı.
Bir fikri haklı çıkaran, uğruna dökülen kan değil, ikna gücüdür.
Mürekkep kazanır
17 yıl boyunca korku saldı, ama manifestosunu okutmak için yine bir gazeteye, yani mürekkebe muhtaç kaldı. O mürekkep de onu ele verdi. Fikirler kitaplarla, makalelerle ve tartışmalarla yarışır; kan değil, mürekkep kazanır.
Kaynaklar
- FBI, FBI 100: The Unabomber, 2008.
- Wikipedia, Ted Kaczynski; David Gelernter (yaralanması; Yale Daily News’in 29 Ocak 2007 tarihli haberine dayanarak).
- T. Kaczynski, Industrial Society and Its Future, 1995.
- Britannica, Ted Kaczynski.
- Şekil 2: FBI, Cabin outside, 1996, Wikimedia Commons; ABD federal devlet eseri, kamu malı. Kaynak: Michigan Üniversitesi Kütüphanesi, The Ted Kaczynski Papers: FBI Files and Photographs.

